Cari açık

CARİ AÇIK

 

Cari açık

 

Cari açığın ekonomiye etkileri nelerdir

 

1980-2000 tarihleri arası Türkiye cari açığı analizi

 

2001-2006 tarihleri arası Türkiye cari açığı analizi

 

Cari açık ve diğer göstergeler arası ilişki nasıl olabilir

 

Cari açık için neler yapılabilir

 

Sonuç : Türkiye ve cari açık

 

 

 

CARİ AÇIK NEDİR[1]

 

Bir ülkenin dış dünya ile ekonomik ilişkileri ödemeler dengesi adı verilen bir bilançoda izlenir. Bu bilanço ülkenin dış dünyadan kazandığı döviz gelirlerini ve dış dünyada yaptığı döviz giderlerini bir denge yaklaşımı ile sergileyerek söz konusu dönem içinde ne kadar döviz açığı ya da döviz fazlası verdiğini ve eğer varsa bu açığı nasıl finanse ettiğini ortaya koyar.

 

Ödemeler dengesi başlıca iki bölümden oluşur: Cari denge ve sermaye hesabı.
Cari denge kendi içinde dört alt dengeden oluşur: Mal dengesi (bir ülkenin yurtdışına sattığı mallardan elde ettiği döviz gelirleri ile yurtdışından aldığı mallara ödediği döviz bedelleri arasındaki farkı gösterir), hizmetler dengesi (bir ülkenin yurtdışına sağladığı nakliye, sigorta, turizm vb. gibi hizmetlerden elde ettiği döviz gelirleri ile yurtdışından aldığı benzeri hizmetlere karşılık ödediği döviz bedelleri arasındaki farkı gösterir), yatırım gelirleri dengesi (bir ülkenin yurtdışında yaptığı doğrudan sermaye yatırımları karşılığında elde ettiği kârlar, portföy yatırımları karşılığında elde ettiği faizler vb. ile yabancıların o ülkede yaptığı benzer yatırımlar karşılığında elde ettiği kâr ve faiz biçimindeki döviz gelirleri arasındaki farkı gösterir) ve cari transferler (yurtdışındaki işçilerden sağlanan döviz girdilerini gösterir). O halde cari dengeyi şöylece formüle edebiliriz: Cari denge = Mal Dengesi + Hizmetler Dengesi + Yatırım Gelirleri Dengesi + Cari Transferler. Bu toplamın sonucu artı ise cari denge fazlası, eksi ise cari denge açığı söz konusu demektir. Yabancıların ülkeye yolladıkları doğrudan sermaye yatırımları (yani şirket almak ya da yeni işletmeler kurmak için yolladıkları paralar) veya yolladıkları portföy yatırımları (yani hisse senedi, tahvil vb. almak amacıyla yolladıkları paralar) ve benzeri döviz girişleri ödemeler dengesinin ikinci kalemi olan sermaye hesapları dengesini oluşturur. Dikkat edilecek olursa sermaye hesabında ülkeye giren ve ülkeden çıkan sermayenin anaparası, cari dengenin alt dengelerinden birisi olan yatırım gelirleri dengesinde ise bu sermayeden elde edilen faiz, kâr gibi getiriler yer alır. Sermaye hesabı, cari dengenin finansmanını sağlayan bölümdür. Eğer cari denge açık veriyorsa sermaye hesabı bunu dengelemek üzere fazla verir, eğer cari denge fazla veriyorsa sermaye hesabı eksi sonuç verir. Bir başka ifadeyle eğer ekonomi cari açık veriyorsa bunu kapatmasının yolu dışarıdan sermaye girişi sağlamaktır.

 

CARİ AÇIĞIN EKONOMİYE ETKİLERİ NELERDİR

 

Cari açık barındırdığı kalemler bazında ele alındığında ekonomi  dinamiğini gösteren en önemli etmenlerden biri olduğunu gösterir. İçeriğindeki kalemler dolayısıyla yarattığı etkiler dışında aslında en önemli özelliği iç ve dış beklentileri yönlendirmesidir.Zira cari açık,global dünyada yatırımcıların fonlarını yönlendirirken kullandıkları bir gösterge olmakla birlikte ülke ekonomisinin genel kırılganlığının,şoklara karşı duyarlılığının da bir aynasıdır.

 

Diğer yandan günümüz dünyasında globalleşmeyle [2] artık sınırlar kalkmış,özellikle tüketim ve finansal hizmetler sistemleri bu trenin lokomotifi olmuşlardır.Öyle ki ; insanlar oturdukları yerden bilgisayarlarının tuşlarıyla milyar dolarlarla ölçülebilecek meblağları oradan oraya aktararak karlarına kar eklemektedirler.Mesela buna son zamanlardaki “Carry Trade”[3] olgusunu örnek verebiliriz.Carry Tade sıcak para’nın bir çeşidi olarak görülebilir.Zira bu özelliği ile Türkiye gibi kırılganlığı fazla olan ülkelerde veya global dalgalanmalarda başta gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere çok büyük yıkımlara yol açabilmektedir.Zira sıcak paranın çıkışı cari açığın finansmanını tehlikeye sokmaktadır.Zira iktisadi ajanlar ülkenin borçlarını ödeyemeyeceği beklentisine girerek çok hızlı çıkış yapmaktadır.Ülkenin üretim,yatırım,istihdam,bütçe dengesi,özel sektör tasarruf-yatırım dengesi,büyüme …vb için gerekli olan fonların çıkışı bir anda ülkenin ekonomik birimlerinin iflasına yol açar.Zira son kriz döneminde bu tarz çıkışlar yaşanmıştır.

 

Cari açık sürdürülebildiği sürece özellikle fon açığı bulunan gelişmekte olan ülkelerde yüksek büyüme oranları sağlar.Zira talepleri karşılamak isteyen firmalar yurt dışından ucuza borçlanarak yatırımlarını gerçekleştirirler.Böylece talep fazlasının karşılanması aynı zamanda enflasyona da katkı sağlar.Burada döviz girişi iki sonuç doğurur : Birincisi yabancı paranın değer yitirmesidir,ikincisi ise döviz kurunun üretimi iç talebe mahkum etmesidir[4].Birincisinde yabancı paranın değer yitirmesi enflasyona düşüş yönünde katkı sağlar;Zira yatırım malı ithalatı yapan firmaların bu tür üretim maliyetleri böylece düşmekte,firmalarda bunu mal fiyatlarına yansıtmaktadır.İkinci etkide ihracat zorlaşmaktadır,firmalar ihracat yaparak karlarını maksimize edemeyeceklerini gördükleri için iç talebe yönelmekte,yatırımlarını iç pazara yönlendirmektedirler.Yani büyümenin iç talepten aldığı pay daha yüksektir.Ancak bu da sonraki dönemde cari açığı artırmakta ve yeni finansman gerekleri oluşturmaktadır.Bu yüzden özellikle gelişmekte olan ülkeler ithalattaki artışları ihracatı artırarak karşılamak istemekte böylece sürdürebilir cari açığı sağlamaya çalışmaktadırlar.

 

1980-2000 TARİHLERİ ARASI TÜRKİYE CARİ AÇIĞI ANALİZİ

 

80-87 dönemi : 80’li yıllarda liberal politikalar dış ticaret hacmini artırmıştır.80 yılından  87 yılına kadarki dönemde ihracat dört kat artmıştır(87 yılı : 10,2 Milyar $) İhracatın ithalatı karşılama oranı ise  aynı dönemde %30 dan %70 e çıkmıştır.En fazla ihracat AB ye yapılmış,ihracat kompozisyonunda sanayi ürünleri %70 lere dayanmıştır.

 

Bu dönemde ithalat 82 ve 86 yılları dışında hep artış göstermiştir.86 yılında azalışının sebebi petrol fiyatlarındaki azalıştır.(80 yılı 7,9 / 87 yılı 14,2 milyar dolar ) İthalatın içeriğinin büyük kısmını hammadde ticareti oluşturmuş ve en fazla ithalat AB den olmuştur.

 

Bu dönemde giren yabancı sermayenin cari açığa oranları sırayla :  0,5 /4,9 / 5,7 /2,4/ 7,8 /9,8/8,5/14,2 şeklinde oluşmuştur.[5]

 

Bu dönem 7 yıllık makul cari açık ve büyüme dönemi olarak bilinir.[6]

 

87-93 dönemi :

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2001-2006 TARİHLERİ ARASI TÜRKİYE CARİ AÇIĞI ANALİZİ

 

Kriz sonrasında Türkiye Güçlü Ekonomiye Geçiş programı doğrultusunda ekonomiyi rayına oturtmak için bazı atılımlara  yöneldi.Kurulan ekonomik sistemin  aslında en önemli aracı yüksek reel faizdi. Yüksek reel faiz siyasi istikrar,IMF ve AB çapalarıyla[7] ülkeye yüksek miktarda Fon girişine yardımcı oldu.Zira büyümemizi engelleyen fon açığımız bu şekilde kapatılacak,mali derinlik artacak yatırımlara yol açılacaktı.Bu dönemde reel faizler ;

 

2001  %27

2002  %13,7

2003  %15,9

2004  %12,7

2005  % 7,5

2006  % 7,8  olarak gelişti.[8]

 

 

Reel faiz,ekonominin tüm değişkenlerini yüksek tüketim talebi ile birlikte etkilemiştir.Bu dönemdeki bazı ekonomik değişkenlerin durumu şöyle oluşmuştur.[9]

 

 2001            2002          2003          2004         2005           2006

 

C.A/gsmh        +2,4               0,8            3,4               5,2           6,4              8,0       

 

Büyüme            -9,5               7,9            5,9                9,9          7,6              5,7

 

Enflasyon          68,5              29,7         18,4             9,35        7,72             9,65   

 

İşsizlik oranı      8,4               10,3         10,5             10,3         10,3            10,1

 

Bütçe açığı       -16,5            -14,6         -11,3            -7,1          -1,7            -0,74

 

Faiz dışı fazla    6,4               3,7             5,1               6,2           5,0             7,5

 

Borç.gereği        16,4            13,6           10,0             5,3            -0,2           -2,7

 

Kamu borcu       90,4              77,7          69,7             63,1         55,3          48,2

 

Dolar kuru          1,223           1,505        1,493          1,422         1,344        1,435

 

Petrol $              22,9              23,5          27,1            34,7           50,5          65,5

 

Y.S.Y[10]                3,4                1,1            1,75            2,88           9,81          19,8

 

Özelleştirme      0,1                 0,5            0,2              1,3             8,2             8,1    

 

 

Kriz ile tüketim ve yatırım talebinin azalışı 2001 yılında cari fazla verilmesine yol açmıştır.Sonraki yıllarda ise yükselen tüketim ve yatırım harcamaları ile cari açık yükselmiş 2006 yılında  GSMH’ın % 8 i olmuştur.Genel olarak büyüme oranları cari açıkla paraleldir;yani büyüme arttıkça cari açıkta artmıştır.Bunun iki istisnası 2003 ve 2006 dır.2003 yılında Irak savaşı krizi,2006 yılında ise yaşanan dalgalanma büyümeyi olumsuz etkilemiştir.Ancak enflasyonun ve dolar kurunun düşüşü 2003 yılında tüketim talebini artırmaya devam etmiş,bundan dolayı ithalattaki artışın ve enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle de cari açığı etkilemiştir.Bu dönemde reel faiz artan risk primi dolayısıyla kriz sonrasının en yüksek düzeyine ulaşmıştır.2006 yılında enflasyon ve kur yükselişe geçmiş,enerji fiyatları artmaya devam etmiştir.Ancak yine yüksek tüketim talebinin etkisiyle ithalat artmaya devam etmiştir.[11]

 

 

CARİ AÇIK VE DİĞER GÖSTERGELER ARASI İLİŞKİ NASIL OLABİLİR

 

GSMH : Cari açık kavramının barındırdığı dış ticaret kalemleri(ihracat-ithalat) büyümeye etki eden iki önemli faktördür.Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik birimler yatırımlarını gerçekleştirmek için bazı dış mal ve hizmet birimlerine ihtiyaç duyar bu yüzden ara malı ve sermaye malı ithal eder.[12] Yani bu ülkelerde ne kadar büyüme isteği varsa o kadar büyük ithalat talebi vardır. İhracat ise rekabet edilebilirlikle alakalı olup,bu tarz ülkeler genellikle gelişmiş ülkeler gibi yükte az-pahada ağır ürünler ihraç edememektedir.[13]Bunun genel sebebinin beşeri sermaye ve reform yoksunluğu olduğunu söyleyebiliriz.

 

ENFLASYON : Cari açığın enflasyonla ilişkisi iki tipte gerçekleşir.Birincisi tüketim talebi bazında,ikincisi cari açığın finansmanı aşamasında.Tüketim talebinin arttığı dönemlerde enflasyon artarken bu talep artışı aynı zamanda tüketim malı ithalatını artırabilir.İkincisinde finansman için ülkeye yüksek reel faizin çekiciliği ile giriş yapan döviz,döviz kurunu düşürür.Düşük kur maliyetler yoluyla,yüksek reel faiz tasarruf artışı yoluyla enflasyonun düşmesini sağlar.[14]

 

İŞSİZLİK ORANI : Türkiye gibi ithalata dayalı büyüme gerçekleştiren ülkelerde yüksek büyüme talebi ithalatı artırmakta dış alımların artışı iç üretimi geriletmekte buda işsizliğin azalmasını baltalamaktadır.

 

BÜTÇE AÇIĞI : Yüksek bütçe açıkları devletin mali derinliği olmayan iç piyasalardan değil dış piyasalardan borçlanması sonucu doğurur.Zira fonlar yetersiz kalmaktadır.Eğer devlet IMF gibi bir kredi kuruluşu ile ucuz kredi anlaşması yapmadıysa,dış fonları iç piyasaya yüksek faiz geliri sağlayarak çekmek ister.Oluşan yüksek faiz fon akışı sağlar,böylece devlet iç piyasayı rahatlatır.Yüksek faiz düşük kur etkisi burada da görülür.[15]

 

FAİZ DIŞI FAZLA : Bu kalem hükümetin borç batağından kurtulmak için kullandığı bir ekonomik değişkendir.Cari açık ülkemizde yüksek faiz olgusunu içinde barındırdığına göre,yüksek faiz ortamında devletin borçlarını döndürebilmesi için daha fazla tasarruf yapması gerekir.Buda mali baskınlığa yol açar.

 

BORÇLANMA GEREĞİ : Cari açığa sebep olan unsurlardan birisi de fon açığıdır.Cari açığın kapanması için dış fon transferi şarttır.İşte bu gelen fonlar yurt içi faiz oranının ve dolayısı ile borçlanma gereğinin düşmesini sağlar.

 

KAMU BORCU : Cari açığın finansmanı için giren fonlar faiz oranlarının etkisiyle kamu borcunun azalmasını sağlar.

DOLAR KURU :  Cari açığın finansmanı için giren para döviz kurunu düşürür.Düşük kurun etkisiyle ithalat artar,dış kaynaklı maliyetler düşer,büyüme gerçekleşir...vb[16]

   

ENERJİ FİYATLARI : Eğer bir ülkede yüksek iç talep mevcut ise,şirketler bu talebi karşılamak için yatırıma yönelirler.Eğer ülke gelişmekte olan bir ülke ise;bu yatırım ve ara malı ithalatının artmasına sebep olur.Bu durum cari açığı artırıcı etki yapar.

 

ÖZELLEŞTİRME : Devletin yurt dışından borçlanması sonucunda oluşacak giderleri karşılamak için özelleştirme yapılır.Özelleştirmenin yapılamaması devletin borçlarının ödenememesi sorununu ortaya çıkarır.Devlet bunu göze alamayacağı için,iç piyasadan borçlanırsa mali baskınlık yaratır,faizler artar,dış piyasadan borçlanırsa risk priminin eklenmesi ile yine yüksek faiz ve yüksek faiz gideri oluşur.

 

 

CARİ AÇIK İÇİN NELER YAPILABİLİR

 

İlk etapta cari denge formülünden yola çıkarak sorunları dile getirelim : Mal dengesinde ihracat ve ithalat kalemlerini görüyoruz.Bu dengede sorun yaşamamak için ihracatın ithalattan büyük olması şarttır.Bunun için beşeri sermayesi kuvvetli bir ülke olup bol ihracat yapmak ya da gelişmekte olan bir ülke olup Çek Cumhuriyeti gibi ihracata yönelik sabit sermaye yatırımlarını çekmek gerekir.[17]

 

Diğer önemli denklem bileşeni yatırım gelirleri dengesidir.Bu kalemin önemi aslında ihracata yönelik dış yatırımların ülkeyi tercih edip etmediği noktasındadır.Eğer ülke tercih edilen bir ülkeyse,bu cari dengeyi orta ve uzun dönemde olumlu etkileyecektir.

 

Diğer taraftan cari transferlerin ve hizmetler geliri artışlarının oluşu dengeyi pozitif yönde etkiler.Ayrıca vergi sistemine,alt yapıya ,arge sistemlerine,rekabet artırıcı önlemlere ve özellikle kobilere yönelik çalışmalar cari dengeyi olumlu etkileyecektir.

 

SONUÇ : TÜRKİYE ve CARİ AÇIK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

 

Makalelerinden yararlandığım ve görüşleriyle çalışmama yön veren yazarlar :

 

Ercan Kumcu

Mahfi Eğilmez

Korkmaz İlkorur

Taner Berksoy

Saruhan Özel

Abdurrahman Yıldırım

 

 



[1] Mahfi Eğilmez / Cari Açık Nedir ? /  Makale

[2] Globalleşme, ülkeler arasında mal, hizmet, uluslar arası sermaye akımları ve teknolojik gelişimin hızlı bir şekilde artmasını ve serbestleşmesini ve bunlar sonucu ortaya çıkan ekonomik gelişmeyi ifade eder. Birbirleriyle mal işlemleri, çeşitliliği, değer artışları, hizmetler, uluslar arası sermaye akımları, teknolojinin çok hızlı ve yaygın bir şekilde yükselmesi ve bu sayılanların ülkeler arasında giderek serbestleşmesi sayesinde ekonomik gelişmeyi ifade eder. / Ersan Öz / Çeviri Çalışması

[3] Düşük faizle alınan borcun yüksek faiz getirili ülke menkul kıymetlerine yatırılması böylece arbitraj geliri elde etme.Günümüzde Carry Trade’ciler genellikle Japonya dan borç alıp Usa da tahvil yatırımı yapmaktadırlar.

[4] Taner Berksoy / Tayland dersleri / Makale

[5] Abdurrahman Yıldırım / 80 sonrası doğrudan yabancı sermaye yatırımları / Makale

[6] Abdurrahman Yıldırım / Ne kadar büyüme o kadar cari açık / Makale Tablosu

[7] Mahfi Eğilmez / Üç Çapa / Makale

[8] Abdurrahman Yıldırım / Reel Faizler / Makale Tablosu

[9] Abdurrahman Yıldırım / Kriz Sonrası Türkiye ekonomisi / Makale

[10] Yabancı Sermaye Yatırımı

[11] Artış % 18 olmuştur.İhracat ise % 16 artmıştır.Miktar olarak sırayla 137 ve 85,1 Milyar $ olarak gerçekleştiler.

[12] 2006 Yılı için paylar : Ara malı :%71,7 Sermaye malı : %8,7 / TUİK Haber Servisi

[13] 2006 yılı için paylar : Kara taşıtları ve parçaları(%14) ikinci Giyim sanayi (%8)Makineler-mekanik cihazlar(%7,6) şeklinde oluşmuştur.

[14] Şuan ki TCMB nin para politikası “Yüksek faiz-Düşük kur” eleştirisine maruz kalmaktadır.

[15] Alternatif bakış : Yüksek gösterge faiz,ekonominin daralmasına yol açar.

[16] TCMB döviz kurunu enflasyonu düşürmek için bir politika aracı olarak kullanmaktadır.

[17] Saruhan Özel / Çek Cumhuriyeti cari açığı nasıl düşürdü ? / Makale

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !